BenBilirim

Bilmediğiniz bir şey kalmasın...
 
AnasayfaSSSAramaÜye ListesiKullanıcı GruplarıKayıt OlGiriş yap
Sosyal yer imi
Sosyal yer imi delicious  Sosyal yer imi reddit  Sosyal yer imi stumbleupon  Sosyal yer imi slashdot  Sosyal yer imi yahoo  Sosyal yer imi google  Sosyal yer imi blogmarks  Sosyal yer imi live      

Sosyal bookmarking sitesinde BenBilirim adresi saklayın ve paylaşın
Arama
 
 

Sonuç :
 
Rechercher çıkıntı araştırma
En son konular
» +18 Satanist Liseli Kız
Ptsi 23 Ocak 2012 - 14:27 tarafından feb

» grup ayna antakya'da
Ptsi 13 Ara. 2010 - 13:09 tarafından Admin

» chelsea-liverpool
Salı 30 Kas. 2010 - 17:33 tarafından Admin

» deneme deneme
Ptsi 29 Kas. 2010 - 11:50 tarafından yarseli

» Erbakan: Bu seçimde insanlığın kurtuluş savaşını yapacağız
Cuma 26 Kas. 2010 - 15:53 tarafından Admin

» Kürt Sanatçı Soyundu
Ptsi 22 Kas. 2010 - 20:02 tarafından meterdahan

» Şarj cihazı aramaya son
Ptsi 22 Kas. 2010 - 19:01 tarafından Admin

» Eski kız arkadaşı ve kardeşini vurdu, intihar etti
Ptsi 22 Kas. 2010 - 19:00 tarafından Admin

» 06.08.2010 güncelleme duyurusu
C.tesi 20 Kas. 2010 - 18:13 tarafından Admin


Paylaş | 
 

 başörtüsü sorunu çözüldü

Aşağa gitmek 
YazarMesaj
yarseli



Erkek Mesaj Sayısı : 73
puan : 221
Reputation : 1
Kayıt tarihi : 09/04/10

MesajKonu: başörtüsü sorunu çözüldü   Salı 16 Kas. 2010 - 18:09

YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, görevinin üçüncü yılında yaptığı icraatlarını değerlendirdi.
Paylaş


YÖK Başkanı Yusuf Ziya Özcan, görevinin üçüncü yılında yaptığı icraatlarını değerlendirdi. Özcan, "Başörtü konusunda rektörler arasında yüzde 98 konsensüs var"şeklinde konuştu

Başörtüsü sorunu halloldu

YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, göreve geldiği dönemde en önemli sorun olarak katsayı ve başörtüsünü gördüğünü belirterek, ''İkisi de hallolmuş durumdadır. Mümkün olduğu kadar insanları tatmin edecek derecede halloldu'' dedi.

Anadolu Ajansı'nı ziyaret eden Özcan, görev süresinde yaptığı çalışmaları anlatarak, gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Görevinde üç yılı 10 Aralık 2010'da tamamlayacak olan Özcan, şu değerlendirmeyi yaptı:

''Sizin gözünüzde benim yaptığım iki tane şey çok önemli olabilir; bir tanesi katsayı, bir tanesi başörtüsü ama benim gözümde önemli olan şeyler onlar değil. Benim gözümde önemli olan Danıştay'ın maalesef yürütmeyi durdurma kararı verdiği, öğretim üyeleri dışındaki elemanların üniversiteye alınmasıyla ilgili düzenlemedir. Üniversiteye en iyinin iyisini almak çok önemli bir iştir. Bu, üniversitenin 20-25 yılını garanti eden birşeydir. Ama maalesef Danıştay bu güzel düzenlemeyi durdurdu.

Ayrıca benim için önemli olan şeylerden birisi de öğretim üyelerinin lisan öğrenimi için yurtdışına gönderilmesi. Çünkü çok ciddi bir şekilde yabancı dil problemimiz var üniversitelerde. Hala 7-8 bin yardımcı doçent lisan bilmediği için bir üst kademeye geçemiyor. Neredeyse yaşlı insanlar oldular, memur haline geldiler artık, öğretim üyeliğinden çıktılar.

Getirdiğimiz Farabi Değişim Programı da benim için güzel bir uygulamadır. Öğretim üyelerinin ve öğrencilerin Türkiye sathında mobilitesini sağlıyor. Şimdilerde yapacağımız performansa dayalı ödüllendirme sistemi de fevkalade birşey. Çalışana ödül vermek, çalışmayana vermemek hem rekabetin gelmesi hem de üniversitedeki bilimsel çıktıların artması açısından son derece önemli birşeydir.

12 Eylül mahsulü olan YÖK'ün çok kötü bir ismi var ama 10 yıl sonra baktığınızda sanıyorum insanlar bunu takdir edeceklerdir. 'Her ne kadar biz çok yüklenmişsek de o dönemde böyle böyle iyi işler yapıldı' diyeceklerine inanıyorum. Güzel şeyler yapılıyor. Bunlar hiçbir siyasi amaçla yapılmıyor.

Mesela rektör seçimlerinde rektör adayları açısından, onların gözünde biz hatalı olabiliriz ama bizim de aklımızda 'rektör karnesi' diye birşey var. Bir rektörün 4 yıllık hizmetine bakıp ne kadar başarılı olduğunu değerlendirecek, bizim de bir sistemimiz var. Zaman zaman biz kurul toplantılarında bunları konuşuruz. 'Şunu yapmasaydı iyi olurdu, bunu yapmasaydı iyi olurdu, şu da şöyle davranmadı, kadroları böyle dağıttı' diye bizim de kullanacağımız şeyler var. Diyorlar ki üçüncü sıradaki adayı birinci sıraya koydu. Bunun bir hikmeti var. Bu da karnesi. Şimdiye kadar yaptığı faaliyetlerde ne kadar başarılıdır diye bakıyoruz. Ama bunu dışarda bilmedikleri için diyorlar ki 'üçüncü sıradaki adayı birinci sıraya çıkarttılar.' Biz karnesine bakıyoruz, gazeteciler siyaseten zannediyorlar. Sayın Cumhurbaşkanı geçen gün söyledi kimleri atadığını. Çok hak yediğimizi zannetmiyorum.''

-''BAŞÖRTÜSÜ SORUNU BİZE GÖRE BİTTİ''-

''Başörtüsü sorunu bitti mi üniversitelerde?'' sorusuna Özcan, ''Bize göre bitti ve biz artık o işe karışmıyoruz. Artık siyasilerin işidir, onlar yapacaklar. Biz üniversiteler tarafını hallettik gibime geliyor. Üniversite zaten istiyor bunu. Herkesin üniversitelerde başörtüsünün serbest olması konusunda konsensüsü var. Bütün partilerin var, halkımızın da var. Bence bitmiştir'' yanıtını verdi.

''Rektörler arasında da konsensüs var mı?'' sorusu üzerine Özcan, ''Yüzde 98 var. Belki bir-iki tane üniversitemiz vardır, bu konuda farklı görüşe sahip. Bence onlar kendileri hallederler bundan sonra'' diye yanıtladı.

-SİVİL POLİS-

Basında çıkan ''üniversitelerde sivil polis'' ile ilgili haberlere tepki gösteren Özcan, şunları söyledi:

''Bundan 6-7 ay önce bizden ve emniyetten birkaç kişi üniversiteleri bölgelere ayırdı ve bölge bölge gezip toplantılar yapıldı, üniversitelerde öğrenci hareketleri veya başka türden problemler olursa emniyet tedbirleri nasıl alınabilir, nasıl sağlanabilir diye. Bu ekip 7-8 bölgeye gitti. Alınan güvenlik tedbirleri bu toplantılardan çıkan sonuçlardır. Hiç bir tanesi YÖK'ün kararı değildir onların. Onlar topluca alınmış kararlar.

Ben şahsen ne polisin ne de jandarmanın üniversitede olmasını isteyen biriyim. Benim böyle olduğumu ODTÜ'de herkes bilir. Öyle şeyler yazıyorlar ki sanki sivil polisi biz davet etmişiz. Zaten sivil polis var üniversitede.

Zaten ne jandarma ne de polis üniversitede olmak istiyor. Kim ister ki öyle birşeyin ortasına gitmek, orada bulunmak, bütün yıldırımları üzerine çekmek. Onlar diyorlar ki 'Biz eğer konuşlanacaksak üniversitenin çok uzağında bir yerde konuşlanalım, eğer birşey olursa bizi çağırın gelelim.' Tabii herkes taş atıyor, yumurta atıyor, geçerken kötü bakıyor. Kim böyle bir muamele ister. Onların da niyeti yok yani.

Bugünlerde böyle bir furya başladı, YÖK sivil polisleri davet etmiş de onları üniversitede konuşlandırmak için yer istemişiz de üniversitelerden.... Kesinlikle alakası yok. Ben şahsen hiç istemem öyle birşeyin olmasını. Üniversiteye hakaret diye görürüm. Üniversiteye bir polisi, jandarmayı yerleştirmek benim için üniversiteye hakarettir. Yapılacaksa bunlar, üniversite sivil güvenliği kendisi tutar onlar vasıtasıyla üniversitenin güvenliğini sağlamaya çalışır ama bunu kendisi yapar. Gidip polisten, jandarmadan yardım istemezler. Çok büyük olaylar olursa polis çağrılabilir. Yoksa herhangi bir güvenlik kuvvetinin üniversitede olmasını üniversiteye, misyonuna çok aykırı buluyorum.''

haberhilal.com
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
 
başörtüsü sorunu çözüldü
Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
BenBilirim  :: BenBilirim Haber Servisi :: türkiyede neler oluyor-
Buraya geçin: